29 Ekim 2018 Pazartesi

Acı & Tatlı Broşür: Güvenli, Aklı Başında, Rızaya Dayalı

2015 yılında Acı & Tatlı Kolektif olarak hazırladığımız BDSM'ye ilişkin temel bilgileri içeren broşür. Daha sonraki yıllarda da hem düzenlediğimiz atölyelerde, hem de farklı etkinliklerde dağıtımını yaptık. 2017 yılında şöyle bir elden geçirdim. Hala eksikleri olabilir ancak BDSM yi hiç bilmeyen insanlara biraz fikir edindirmek, biraz önyargıları kırmak, biraz da doğru kaynaklara yönlendirmek açısından şuan için elimizdeki bildiğim tek Türkçe broşür. El emeği, göz nuru...  : ) 

Baskı versiyonunu siz de yatay A4 e bastırabilir (çift kırımlı) ve etkinliklerinizde dağıtımını yapabilirsiniz! Kullanacağınız etkinliklerden beni de haberdar etmenizi rica ederim ; )

Web-okuma versiyonu'nu indirmek için buraya tıklayın.

Baskı versiyonu'nu indirmek için buraya tıklayın.



Acı & Tatlı Queer BDSM Kolektifi şuan faal değil ancak yine de neler yaptığımıza göz atmak ve olası bir etkinlikten haberdar olmak isterseniz buraya tıklayın.

29 Mayıs 2018 Salı

Kaos GL Söyleşi: Cinsellik disiplin ister

Tesadüf eseri Kaos GL'nin internet sitesinde 2008 yılına ait bu söyleşiye denk geldim. Farklı deneyim aktarımlarının insana çok şey kattığına inanan biri olarak bu röportajı çok değerli buldum ve GünahıBoynuma'ya da aktarmaya karar verdim. www.bdsmturk.com stesine de üye olmaya çalıştım ancak hala aktif mi emin değilim (bir geri dönüş alamadım).

Burcu Ersoy - Kaos GL


BDSM’nin de bir kısaltma olduğunu hepimiz biliyoruz, ama belki de bazılarımız bunu LGBT gibi bir kısaltma sanıyor olabilir.

Acı neden zevk verir? (BBC Future)

Kaynak: https://www.bbc.com/turkce/haberler/2015/10/151009_vert_fut_aci_zevk 
İnsanlar neden göz yaşartacak kadar acı yemekten, kaslarını ağrıtacak egzersizden hoşlanır? Acı ile zevkin insan biyolojisi ile nasıl bir bağlantısı var?

6 Aralık 2015 Pazar

Çocukluğum


Diğerleri kadar "normal" değil, diğerlerinin de benim kadar sapkın olduğunun bilincinde olarak çocukluğumdaki sapkınlıkların izini sürüyorum. 

Kırmızı Başlıklı Kız'ın kurtla karşılaşması.
Benim için en travmatik anlardan biri gelmiş geçmiş bütün insanların yaşadığı bir deneyimdi: ölümlü olduğumu öğrendiğim an! Ölümü öğrendiğimde çığlık çığlığa ağlamıştım; "peki ya ben?" diye sormuştum. "Evet, sen de hepimiz gibi" diye cevap vermişlerdi. Sonra teselliler sunmaya başlamıştı büyükler: "ama bak cennete gideceksin. Orada hiç acı yok"; ağlamıştım "cenneti istemiyorum, dünyada kalmak istiyorum".  Gece yatağıma yattığımda korkardım, uyumamak için direnirdim; ölümden uyku gibi bahsettiklerini duymuştum. Uyuduğumuzda nereye gittiğimizi, doğmadan öncesini düşünürdüm; nereden gelmiştim. İçim ürperirdi! Canın acımadığı yer ölümse, canın acıdığı yer hayattı! Canımı acıtacak kadar bir yerimi sıkar, cimciklerdim ya da elimi aşağıya amıma götürürdüm. Yaşadığımı hissetmek isterdim. Anneme ya da ananeme sarılmak gibi, eğer yalnızsam kendime sarılırdım, kendime dokunurdum, bazen yumuşakça, bazen canımı acıtacak kadar sert.

27 Ocak 2015 Salı

Çeviri: Bir Uyku Masalı

Bir Uyku Masalı

A N O N İ M


İktidar'a Gelmek: Lezbiyen S/M üzerine Yazılar ve Çizimler
(Coming To Power: Writings and Graphics on Lesbian S/M) Kitabından

Çeviri: GenderSlut


 Rüyaların reklam panosu
- BUGÜNÜN ATRAKSİYONLARI-
Zihnimde neonlar çakıyor..
Ve gülümsüyorum merakla
Yarı-gülümsememe kendi meraklı
Rüyalarımda... imkansız,
Ya da öyle görünüyor...


(H’den R’ye)

   Aylardır süregelen katı bir Mistress-Slave ilişkimiz var ve şimdiye dek çeşitli senaryoları hayata geçirdik, sen hep köleydin. Enerjimizi bu noktadan sonra nereye harcamak istediğimizle ilgili ciddi olarak tartışmadık ama yakında rolleri değiştireceğimizi umuyorum. Ama şimdi ağırdan alıyoruz ve bu da iyi. Paylaştığımız mahremiyetle ilgili oldukça rahatım.
   Bir gece derin uykuya dalmışken, mememi emmenle uyandım. Çok hoş bir duygu: kıvrılıp seni tutmak için uzandım ama anladım ki beni el ve ayak bileklerimden dört direkli karyolamıza bağlamışsın. “İsyan!” diye haykırdım ve derhal hızlı bir tokatla beni susturdun. Şoktayım ve memnun oldum. Saat sabaha karşı 4:30 ama odayı ışıkla doldurmuşsun-harika görünüyorsun! İşlemeli G-stringimi giymişsin  ve daha önce hiç görmediğim seksi siyah bir sabahlık. Tek bir söz bile etmeden oyuncak çantamızı açıp meme kıskaçlarını çıkarıyorsun. Onları takarken direnebildiğim kadar direniyorum... ve sen küstahlığım yüzünden bana tekrar tokat atıyorsun. O kadar heyecanlandım ki şuan gelebilirim! Ama sen uzaklaşıp yatağın ucunda göz göre göre kendinle oynuyorsun. “Suratıma otur!” diye heyecanla emrediyorum. Suratında sert bir ifade var ve “Yalvar” diyorsun. Gözlerim faltaşı gibi açık. Üzerindekini çıkartıp yere fırlatıyorsun. Üzerime doğru eğilip memeni ağzımın kenarına getirip “Şimdi em beni” diyorsun. Memeni itaatkar ağzıma doğru bastırıyorsun ve ben seni emiyorum, hayhay! Benden uzaklaşmaya başlıyorsun ama ağzım hala taş gibi memene gömülmüş... daha sonra birden çekip beni koparıyorsun ve beni nefes nefese bırakıyorsun...Memene ovalamaya başlıyor,  iki sert kaya haline gelmiş meme uçlarınla oynuyorsun...  bacakların iki yana açık üzerime biniksin ve bir elinle meme ucunla oynamaya devam ederken  pelvisini ileri geri oynatmaya başlıyorsun ve diğer elinle klitoris çiçeğini yavaşça parmaklıyorsun... Sana abanmaya çalışıyorum böylelikle sıcak, ıslak vulvamla sana dokunabilirim,  yumuşak butlarının kalçama sürtünüşü beni deli ediyor! İnlemen artıyor, gözlerin kapalı ve başın hafifçe geriye yatık. “Suratıma otur!” diye yalvarıyorum. “Lütfen!” Ansızın hareket etmeyi kesiyorsun, suratında tekrar o katı ifade, “Yalvar.”
   Kulaklarıma inanamıyorum, ama boşalana kadar seni yalayıp yutmama izin vermen için ısrarla yalvarıyorum... sonunda beklemekte olan dilime doğru alçalıyorsun ve biraz sonra birbirimizde kayboluyoruz, senkronize bir şekilde hareket ediyoruz... Görünüşe göre beni tam şimdi yutabilirsin... ve sonra... 
                            ve sonra...
                            ve sonra..
                            Yeni baştan Temmuz’un dördü... ve sonra... ve sonra...



26 Ocak 2015 Pazartesi

Çeviri: Gerekçeler

Gerekçeler
BARBARA ROSE

İktidar'a Gelmek: Lezbiyen S/M üzerine Yazılar ve Çizimler 
(Coming To Power: Writings and Graphics on Lesbian S/M) Kitabından 

Çeviri: GenderSlut


AMA BUNU NEDEN YAPIYORSUN?
Çünkü erotik birşey! Çünkü seksin olabildiğince erotik olmasını seviyorum. Beğendiğim ve güvendiğim ve beni azdıran bir kadınla yataktayken esrimek, zevk ve ekstaziyle titreyen vücutlarımızı hissetmek istiyorum. Lavobada evvelki günden kalan bulaşıkları düşünmek istemiyorum. Sevişirken sadece hissetmek istiyorum, kendi bedenimi, onunkini, hazımızı düşünmek – daha fazlasını değil. Parmaklarını amımda hisetmek; sokmasını, itmesini, zevk seslerimi, uyarılmanın inşaasını. Beni tamamen hayatımdan, rasyonel dünyamdan çekip almasını istiyorum. Sadece yatakta başparmaklarımı, uyluklarımı, hassas ellerimi hissediyorum. Bir bakışıyla, bir söz ya da beklenmedik dokunuşla nefesimi kesebilir. Ağzının parmaklarımı emişi dudaklarıma inlemeler yolluyor – Parmaklarıma dönüşüyorum, parmaklarım amıma, ağzı ağzıma. Emmeyi bırakıyor ve ben nefes alıyorum. Vücudumdaki duyumun tadını çıkarıyorum, daha fazlasını istiyorum, istediğimi vereceğini, izin verdiğim ölçüde beni zorlayacağını biliyorum.

AMA BU S/M  SEKS DEĞİL!
Ah, ama öyle. Vermek, güvenmek, zihnimi ve bedenimi olasılıklara, daha önce asla mümkün olamayacağını düşündüğüm fantezilere açmak demek. Onun kölesi, hizmetkarı, öğretmeni, annesi olabilirim – Herhangi birşey, herhangi biri olabilirim. Kendi kendimin sevgilisiyim. O benim parçam, ve ben onun parçasıyım. O bu benim arzum olduğu ve bizi yöntettiği  için değil, arzumu paylaştığı için  canımı yakacak. Gülümsüyor ve suratıma tokat atarken kaçınıyorum. Nefesim kesiliyor, sadece amımı ve göbeğimi hissediyorum. Derin derin öpüyor; acı ve zevk arasındaki farkı ayırt edemiyor ya da ayırt etmekle bile ilgilenmiyorum. Ben bedenimim, daha fazlası değil.

SINIRI NEREDE ÇİZİYORSUN?
Ayrımlar zihnimde , bedenimde soluyor. Parmaklarını emmek, dilinin ağzımda olması. Diz çöküyorum. Ellerimi arkamdan bağlıyor. Nerede olduğumu, kim olduğumu unutuyorum.  Meme uçlarım dokunulmadığı halde sert. Sabırsızlık içerisinde bir sonraki hamlesini bekliyorum, sadece kendi bedenimin farkındalığı içinde, Onun varlığı, beni tekrar bir sonraki erotik seviyeye -orası neresiyse- taşıyacağı özgüveniyle bekliyorum. Seçmiş olduğum önceden ayarlanmış tek bir sözcükle bunu durdurabileceğimi biliyorum. Şuanda tüm hissettiğim aramızda akan erotik enerji, bana nasıl, ne zaman dokunacağını hatta dokunup dokunmayacağını bilmemenin gerilimi. Titriyorum, amımın tamamı tutuşuyor. Deri kokusu alıyorum, derin derin soluk alıyorum ve botunun klitorisime dayandığını hissediyorum. “Yapma” diye fısıldıyorum. “Gelmek istemiyorum, henüz değil”. Botunu ayırıyor ve şerbetimi ayakkabının ucunda görüyorum. Haşin suratına bakıyorum, gözlerindeki memnuniyeti görüyorum. Sessizce yalamaya başlıyorum, deriyle karışık kendimi tadıyorum. Deneyimlediğim hislerle sarhoşum. Bugün, dün ya da yarın yok. Sadece şimdi var, vücudum zevkle patlamaya hazır. Anlamıyorum.

ANLAMIYORUM
Bu istediğim, fantezisini kurduğum şey. Meme uçlarım hala gergin, bileklerim bağlı. Vücudumdaki gerilim muazzam. Bir kez daha kendimden uzaklaştırıldım-hayır, kendimi arzuladığım ve hakettiğim hazza teslim ettim. Eğilip çenemi eliyle tutuyor. Tekrar siniyorum, ne beklemem gerektiğini bilmiyor aynı zamanda eylemlerinin sadece benim kendimden geçişime hizmet edeceğini biliyorum. Beni derin derin öpüyor.


8 Aralık 2014 Pazartesi

Alternatif Porno/Erotik Kaynaklar 1


Alternatif, ana akım, indie, feminist ya da queer porno... Aslında hiç birisinin mutlak kuralları ya da sabit, değişmez tanımları yok. Ancak nasıl ki bazı büyük bütçeli filmlerin asıl amacı kar elde etmek oluyor ve bazı küçük (ve büyük?) bütçeli filmlerin sanat yapmak, belli mesajlar iletmek gibi kaygıları oluyor; işte bunların hepsi porno için de geçerli. Kamera açılarından, oyuncu çeşitliliğine, diline ve set ekibine belli bir çizgisi olan, genelde oyuncuların sınırlarına vb. saygı duyan bu küçük-büyük yapımları, kaynakları bu yazıda tanıtmaya çalışıcam.

6 Aralık 2014 Cumartesi

" BDSM Nedir? " Sayfası Yenilendi, Yeni Yazılar Yolda!

Bu blog da benim gibi gelişen, duraklayan, ara veren, heyecanlanan, gaza gelen ve inişlerle çıkışlarla devam eden bir blog. Ancak uzun zamandır yazı yazmadığım halde 35.000'in üzerinde sayfa görüntüleme sayısına ulaştı. Bu da BDSM ile ilgili bilgiye olan açlığı kanıtlar nitelikte. Önümüzdeki süreçte daha üretken olma niyetindeyim ancak en büyük arzularımdan biri anlaşabildiğim benzer dünya görüşünde kadın/translarla ortaklıklar geliştirebilmek ve bu siteyi kişisel kullanımdan çıkarıp bir bilgi üretim platformuna dönüştürebilmek. Umarım hayallerim bir gün gerçek olur ve çok daha fazla insana, çok daha fazla bilgi ve deneyimi ulaştırabiliriz!



" BDSM Nedir? " Sayfası Yenilendi

Bu kadar derinlikli bir şeyi anlatmak zor ve ben yeni insanlarla tanıştıkça, hep birilerinin deneyimlerine değmediğimi ve eksik kaldığımı hissediyorum. Bazen eski yazılarımı okuduğumda kafamdaki kalıplarla ya da geçmişteki korkularla karşılaşıyorum. Bazı kalıpları yıkmanın, bazı kelimeleri düzeltmenin, bazı deneyimleri eklemenin ve her şeyi tekrar karıştırıp yeni karmaşalara sürüklenmenin zamanı gelmişti ; ) "Roller, Tanımlar, Ekolller, Hitabet ve Karmaşalar" da tanımların arasına dalıyorum.


Pek Yakında: Alternatif Porno/Erotik Kaynaklar 1 (Adı daha havalı bir şeye evrilebilir)

Twitter: Tüm dünyadan sapkınları, pornocuları ve fetiş/bdsm etkinlikleri takip edip paylaşıyorum:
https://twitter.com/GunahiBoynuma

5 Aralık 2014 Cuma

Fetiş İkâme Raflarda!

"Ulusal bayraklardan Che’ye uzanan her tür siyasi sembol, oyuncak bebeklerden markalı giysilere kadar her tür tüketim nesnesi, maskelerden mangalara kadar her nevi fantezi objesi fetiş olarak karşımıza çıkabiliyor. Fetiş, kişinin “olmazsa olmaz” ilan ettiği, uzak duramadığı, değerini arzusuyla belirlediği, tutkusunun kaidesinde yüceltip, saplantısıyla kutsiyet atfettiği her tür nesne olabiliyor. Kimi zaman lüks tüketim maddeleri biçimini alsa, kimi zaman bayrak gibi geniş kitleleri peşine taksa da, fetişin sarımsak kadar sıradan, ucuz, önemsiz bir nesne olması da mümkün, zira fetişin hikmeti fetişistten menkul."



"Fetiş İkâme, fetişizmin etkisi altındaki kültürel ilişkileri tespit etmeye, sorgulamaya ve anlamaya çalışarak, fetişin adını kötüye çıkaran mesnetsiz ve olumsuz çağrışımların düşünceyi sekteye uğratmasını engellemeye çalışıyor. On iki ülkeden, on beş yazar Marksizm, psikanaliz, feminizm, kültürel araştırmalar, queer teori gibi farklı paradigmalardan, oyuncak bebekler, moda, güncel sanat, gezici sirk, müzik, Japon mangası, silikon maske, İtalyan sineması gibi onlarca farklı alanı mercek altına alıyor; fetişizmi önemsiz bir noktaya takılıp kalmak olarak özetleyen genelgeçer görüşün çizdiği sınırların dışındaki inanılmaz geniş ve renkli yelpazeyi sergiliyorlar."

Kozmetik ve Abjectleştirme - Laura Mulvey
Fetişizm ve Hard-Core: Marx, Freud ve “Para Çekimi”        - Linda Williams
Sapkınlığın Entelektüelleştirilmesi: Bir Girizgah - Lauren Rosewarne
Sinema Kuramının Fetiş Haline Getirdiği Psikanaliz - Tuna Erdem
Arzu Nesnelerinin Göstergelerarası Bir Perspektifle Fetişleştirilmesi: Tanizaki’nin Fetişizmine Brass Uyarlaması - Mariarita Martino
Eksik bir Şey mi var: Müziğin Fetişleşmesinde Sessizliğin Yeri - Seda Ergül
Popüler Kültür ve Fetişizm: Britanya’da 20. Yüzyıl “Geleneksel Sirki” - Yoram S. Carmeli
Kyoto: Canlanan Bilyeli Bebekler ve İlahi Dönüşüm - Katrien Jacobs
Shôjo ve Japon Erotik Çizgi Romanlarında Sadizm Unsuru - Luke Sharp
Kadın Teninin Ardında: Kadın Maskesi Fetişistlerine Dair - Sean Hong Hsiao
Moda ve Fetişizm – Yıkıcı Anlamlar - Iva Jestratijevic
Markalaşma, Meta Fetişizmi ve İdeoloji: Yaşamdan da Büyük Ayakkabılar - Katja Nissinen
İki Atış - Bülent Somay

23 Haziran 2013 Pazar

Atölye: AcıTatlı Queer gözle BDSM'e giriş

21. Lezbiyen Gey Biseksüel Trans Onur Haftası 

ATÖLYE
AcıTatlı: Queer gözle BDSM'e giriş

Karanlık fantezilerin politik görüşlerinle ya da cinsel yönelimlerin/cinsiyet kimliklerinle uyuşmuyor mu? Karıncayı bile ezemeyen sen nasıl olur da birine yatakta eziyet etmek istersin ya da
senin gibi güçlü bir insan nasıl olur da yatakta birinin dizlerine kapanmak ister?
Temel kavramlarla ilgili kafan mı karışıyor?

Şimdi uslu bir atölye katılımcısı ol, kaydını yaptır ve aklını, kalbini bedeninin sesine aç.

Gülkan (Lady Noir) - Ecemen

25 Haziran 2013 Salı saat:19:00 - 22:00
yer: BEKS (Bellek ve Kültür Sosyolojisi Çalışmaları Derneği) İstiklal Caddesi No: 116 Danışman Geçidi Han Çıkmazı Sokak No:1 Beyoğlu/ISTANBUL http://beksistanbul.wordpress.com/iletisim/kroki/
Atölye Kayıt: acitatli.bdsm@gmail.com
(15 kişi ile sınırlıdır ve kesinlikle kayıtsız katılım olmayacaktır.)

*(BD)SM, ortak rızaya dayalı sınırlama, yoğun duyusal uyarım ve fantazi iktidar rolleri oyununu içeren erotik uygulama ve ifadenin sürecidir.


21. ONUR HAFTASI PROGRAM: http://onurhaftasi.tumblr.com/ 
 

28 Ocak 2013 Pazartesi

Müzik: Komedyen Dom & Acı Çeken Mistress


Bir süredir blogla ilgilenemiyorum, içimden yazmak gelmiyor ama sanırım dinlediğim BDSM şarkılarını paylaşabilirim. 

İlk şarkı Count Boogie'ye ait. Kendisi bir BDSM eğitmeni, komedyen ve müzisyen. Bu güzide şarkıda vanilya sekse* son verdiğinden bahsediyor ve yaramaz bakışlarıyla yüzümüze tebessüm konduruyor : ) 
Sayfasına buradan ulaşabilirsiniz: www.countboogie.com

*vanilla/vanilya seks: fetişleri, bdsm yi içermeyen hollywood filmlerindeki, giriş-gelişme-sonuç tan oluşan seks. Bazen yumuşak seks anlamında da kullanılıyor.




İkinci şarkı, Kanadalı şarkıcı  Amelia Curran'a ait. 2009 yılında çıkardığı Hunter Hunter albümünden The Mistress:

 

Aşkın doğası her zaman en zalim olan ve biz, hepimiz onun sadık köleleriyiz...

6 Kasım 2012 Salı

Kelepçeler!

1) STANDART KELEPÇE

 Bu standart kelepçeler bileklere takılan kısım, arasında sağlam bir zincir ve güvenilir bir double-lock / çift kilit sisteminden oluşurlar. Anahtar şekillerinden ayırt edilebilirler. Polislerin de kullandığı standart kelepçedir ancak mekanizmaları, anahtar deliğinin ve double-lock ın yeri farklılık gösterebilir.  Aradaki zincir uzun olursa, ayaklar için kullanılabilir, zincir kesilip kelepçeler tekli olarak farklı amaçlar için kullanılabilir.

Double-Lock nedir, ikinci bir kilit neye yarar?

Kelepçeyi bileğe takıp, çarkı (C) içeri doğru sürdüğümüzde bileği sıkıştırırız. Çarkı sürdükçe bilek daha da sıkışır, eğer double-lock olmasaydı istemeyeceğimiz denli sıkışıp kan dolaşımını engelleyebilirdi. Double-lock çarkı içeri sürdükten sonra çarkın hareket etmemesini sağlar, mekanizmasını bloke eder. Bu sayede planlanandan daha fazla bileğinizi sıkmamış olur.

Double-lock anahtar deliğinin arkasında, yanında ya da kelepçenin yan kısmında olabilir. Birisi üzerinde kullanmadan önce çalışıp çalışmadığını muhakkak test edin! 
- Aktive etmek için kelepçeyi bileğe takıp ayarladıktan sonra anahtarın üzerindeki çıkıntıyla (B), double-lock'ın (B) içindeki mandalı ittirin (Şekil 1-2).
- İçerideki mandalı görmüyorsanız, kilitlenmiş demektir (Şekil 3). Çarkı ittirerek işe yarayıp yaramadığını test edebilirsiniz.
- Kelepçeyi normal şekilde (genelde saat yönü olur) açmaya kalktığınızda bir dirençle karşılaşacaksınız. Double-lock kilitliyken kelepçeyi açamazsınız! Önce double-lock u açmanız gerekli! Bunun için yapmanız gereken son derece basit; anahtarı ters yöne çevirin. Diktörgen double-lock deliğinde mandalın eski halini aldığını göreceksiniz..





2 Kasım 2012 Cuma

Çeviri: Ateşli ve Ağır


SAMOIS’in Coming To Power: Writings and Graphics on Lesbian S/M kitabından bu röportajı okurken tam da kötü bir seksin ertesi günüydü. “Evet ya, evet ya, niye böyle oluyor!” diye söylene söylene okurken, sıkıcı-tatminsiz seksler gözlerimin önünden bir film şeridi gibi geçti. Sharon ve Ayı gibi işçi sınıfından olmasam da aynı öfkeye sahibim galiba. 23 yaşındayım ve bir kere geldiğim şu dünyada çatır çatır sikişmek isterken sıkıntıdan patlıyorum ve kırk yılda bir biriyle yattığımda da kadınların(ve kendimin) sekse dair bin bir türlü yargısı, utangaçlığı, iletişimsizliğiyle uğraşıyorum. Kaba seks ararken ruhu incelikten ve şevkatten yoksun insanlara denk düşüyorum. Ben okurken hem eğlendim, hem de kendimden çok şey buldum. Benim gibi kendi arzularının peşinden koşanların birbirine Ayı ve Sharon gibi denk düşebilmesi dileğiyle, iyi okumalar...
Not: Çeviriyi bir yerde yayınlamak vb. isterseniz önce bana bir yazın!

Ateşli ve Ağır
Chris’in Sharon ve Ayı’yla Röportajı

Çeviri: GenderSlut

  Chris:  Neden bana biraz geçmiş deneyimlerinizden, S/M ‘le tanışmadan önce seksin sizin için nasıl olduğundan bahsetmiyorsunuz... 
  Sharon: Şey, her zaman bu kendini tutma şeyi vardı. Mütemadiyen birlikte olduğum kişiye çok sert ya da kaba gelen şeyler yapıyordum. Bu yüzden kendimi hep geride tutardım.
  Chris: Fiziksel olarak mı?
  Sharon: Evet. Ve ben onlara, onların bana yaptığından daha fazla çaba harcardım. Ve biliyorum ki ne zaman benim için uğraşsalar, benim için bu oldukça sıkıcıydı çünkü sanırım kendilerine yapılmasını istedikleri şekilde yapıyorlardı ve ben bana farklı yapılmasını istiyordum.
  Ayı: Sen onların istediği şekilde...
  Sharon: Sevişmek istediğim şekilde.. ve onlar da benimle kendi istedikleri biçimde seviştiler, sanırım, beni tatmin etmeyen bir şekilde. Sadece onlar nasıl istiyorlarsa öyle sevişmeyi, onları boşaltmayı ve doldurmayı öğrendim, dolayısıyla onlar için her zaman tatmin edici bir deneyimdi ama sonunda ben hep usanmış olurdum.

14 Ekim 2012 Pazar

Bitmeyen Güncellemeler

Bloga birşey yazmıyor gibi görünsem de aslında hali hazırda yazdıklarımı değiştirip duruyorum. Biraz aşırı idealizm ve kontrol manyaklığı içindeyim. Eski yazıları okudum ve bir sürü yere gıcık oldum. Ayrıca son 1-2 ayda BDSM ile ilgili epey şey öğrendim, birçok farklı deneyim dinledim. BDSM o kadar geniş ki, bilgi vermeye çalışırken kalıp sunma riski var. Yazdıklarım önyargılar, korkular vb. içeriyor ama sub. olduğum halde çok erkli bir şekilde bilgi vermeye uğraşıyorum. Epey yalnız hissediyorum aslında. 23 yaşındayım, kimseyi sallamıyorum ve çok azgınım. Üst üste 3 gecedir rüyamda birileriyle sevişiyorum. İlk gece bir dom. beni domaltmış götüme bir şeyler sokuyordu, rüyamda anal orgazm yaşadım daha sonra "tek istediğim yalanmak" diyip beni kendine çekti. İkinci gece uzun saçlı bir oğlana kadın kıyafetleri giydirdim, makyaj yaptım ve onu parmağımla becerdim. Dün gece bir mistress beni garip bir aletle yaktı, elektrik çarpması ile yanma arası bir histi. Yanan yerlerde sonsuza dek kalacak siyah dövme benzeri izler çıktı. Bu sabah acayip huysuz ve melankolik hissettim çünkü uzun zamandır sadece rüyalarımda fantezilerimi gerçekleştirebiliyorum.

17 Ağustos 2012 Cuma

Binici Kırbaçları!

Mevzu spor olunca kendimi küçük çocuk gibi hissediyorum ve dün de Decathlon'da bir sürü oyuncağın arasında kayboldum. Ve Binicilik reyonuna geldiğimde bir sürü malzeme ile karşılaştım. Önce eğerleri inceledim ve gerçekten çok ağırlarmış. Herhalde fantezi olarak kullanılanlar daha hafiftir değil mi? Ve daha sonra kırbaçları görünce gözlerime inanamadım, kendimi kaybettim : ) Kolumda ve bacaklarımda denemeye başladım. İyi ya da kötü en inanılmaz olanı fiyatların ucuzluğu. 6-7 TL den başlayan kırbaçlar en fazla 26-27 TL ye çıkıyor. Bunlar binici kırbaçları yani kısa ve ucunda deri ya da sırım parçası var. 6-7 TL olanların ucu plastik. Daha uzun ve deri parçalı olanları, farklı renkleri mevcut. Benim bu kırbaçlar konusunda süper deneyimim yok ve sadece kolumda denedim bunları. Hiçbiri öyle süper acıtmıyordu (atlar için yapıldığı düşünülürse bu iyi bir şey olabilir). Tabi dışarıdan biraz ilginç görünüyordum ve cüretkar biçimde deneyemedim hepsini. Heh hehe : ) Bu arada fotoğrafı çekmeye hazırlanırken genç bir çift yaklaştı ve baya şakalaşıp (!), incelediler kırbaçları. Çocuk "alıyım mı sana?" diye sordu, kızın da içinden geçti ama sonra hızla uzaklaştırdı sanırım düşüncelerini.

En ucuz olanı-plastik
Neyse oradan elimde oltam,basketbol topum ve kırbaçlarımla çıktım : )



Kötü bir BDSM deneyimi!


Bu anıyı anlatırken diğer kişiyi anonim olarak anlatıcam ve kim olduğundan bahsetmiycem. Ve bu anının benim kadar onun için de küçük bir travma olduğunu düşünüyorum. İnternetten tanıştığım çok hoş bir kadındı. Buluştuk, yüz yüze sohbet ettik. Oldukça samimi bir insan olduğunu düşündüm. Açıkçası ona karşı sempati beslesem de, merak etsem de, çok büyük bir arzu hissetmedim ama yine de bir cinsel deneyim ihtimalini merak ediyor ve istiyordum. Ancak kadınlara olan ilgisini yeni keşfediyordu ve bence kadınlar konusunda deneyimsizdi. Flört etmek, tavlamak ya da ilk adımlar, sessizlikler ya da kadınlar arası hissedilen o ufak cinsel gerilim. Benim çok alışık olduğum, onun yeni adım attığı kadınlar arası ilişkilenemeyiş duygusu. Ve işte yeni açılanların sözleri "kadınlar erkeklerden çok daha estetikler". O zaman tabi ben başlıyorum düşünmeye; "acaba vücudumdaki kılları gördüğünde bu fikri devam edecek mi?" ya da "acaba beni bir orospu gibi değil de bir ibneymişim gibi sikebilecek mi?". 

İkinci buluşmada biraz bira içtik ve ben onu eve davet ettim. Biraz daha yaklaşabilmek umuduyla porno açtım. Azıyordum ama hala ona değemediğimi hissediyordum. Flört edemiyorduk. Kendi yaptığı kırbaçtan bahsediyordu ve sonra ayağa kalktı.

10 Temmuz 2012 Salı

Bondage / Bağlama

Bondage bir kişinin hareketlerini kısıtlamak ya da vücudunu zapt etmek için, cinsel oyunlar ya da estetik bir görünüm elde etmek için yapılan bağlama tekniklerine verilen addır. Tek başına sadece bundan haz alınabileceği gibi diğer bdsm oyunlarının parçası olarak da kullanılabilir. Self-bondage da kendini bağlamaktır ancak çok daha karmaşık bir süreçtir. Bondage bedenin küçük bir parçasından tutun da tamamını bağlamaya ya da kişiyi bir yerlere asmaya dek varabilir. Bu teknikleri öğrenmek için insanlar genelde eğitim alırlar ya da kendi kendilerini eğitirler. Ancak öğrenmesi emek gerektiren bir sanattır. Zapt etmek için gelişigüzel bir bağlama değildir esasında; düğüm teknikleri, vücudun ağırlık merkezleri ve anatomi bilgisi gerektirir. Bağladığınız kişiyi ne kadar sıkı bağladığınız ve ipi nereden geçirdiğiniz önemlidir. Submisive in adeta kan dolaşımına hükmedilir. İpler yoluyla çeşitli zevk noktaları, sinirler uyarılır.

Kinbaku ya da Shibari japon bağlama tekniklerine verilen addır. Geç Edo döneminden beri cinsel oyunlarda kullanıldığı bilinmektedir (Edo:1603-1868).Ressam Seiu Ito 1908 yılında kinbaku çalışmaya başlıyor ve bunu sanatına katıyor ve Japonya'da tekrar bilinir hale geliyor. Şu an Japon bağlama teknikleri dünya bdsm litaratüründe çok saygı duyulan bir yere sahip ve batıya da taşınmış durumda

Bondage tekniklerinin gösterildiği bir site:
http://www.beknotty.com/wiki/index.php?title=Category:Video

Bir bondage performansı/atölyesi (izlediğim en tahrik edici şeylerden biri):
http://www.youtube.com/watch?v=CYJDpi_rMHc

Güvenlik:

Bondage bdsm'nin tamamı gibi bilgi gerektiren bir teknik. Bazı bağlama teknikleri çok zaman alıyor ve vücudunuzdaki kan dolaşımının değiştiğini hissediyorsunuz. Hafif uyuşmalar olabiliyor. Şahmeran beni bağlamadan önce vücudumdaki belli noktaları, bileklerimi, parmak uçlarımı sıkmıştı. Bunu ancak bondage dan sonra anlayabildim. Herkesin kan dolaşımı ya da vücut hassasiyeti farklı. Şahmeran da beni ölçüp biçiyormuş meğer (kendisi Shibari eğitimi almış şu an uzaklarda yaşayan, beni ısırıp zehiri altına almış bilge bir dostumdur). Mesela kollarımı bağladıktan sonra ellerimi sıkıp bırakmamı istedi, uyuşup uyuşmadığını sordu. Ve tüm bunlar önemli çünkü çat diye bütün düğümleri çözemiyorsunuz, zaman alıyor.

Bunun dışında internetten bulduğum bazı güvenlik önerileri aşağıdadır:

- Güvenli-kelime kullanabilirsiniz. (BDSM'de kullanılan bir yöntem. "Hayır" ya da "dur" gibi fantezi içinde kullanabilecek bir sözcük yerine alakasız bir kelime belirleme. Mesela "sarı": yavaşla ve "kırmızı":dur anlamında. Ayrıntılı bilgi için "BDSM Nedir?" kısmına bakın)
- Bağlanmış bir insanı yanlız bırakmayın.
- Bilinçsizce, güvenlik kurallarına uymadan yapılan bazı pozisyonlar-teknikler ender de olsa postural asfiksiye neden olabilir. Postural Asfiksi, Noel Baba Sendromu olarak da bilinir. Adamın teki soygun yapmak için bacadan girmeye çalışmış ancak sıkışmış. 14 saat sonra boğulmuş bir şekilde bulunuyor. Bağlanan kişide kan dolaşımı problemleri varsa diye en azından 1 saatte bir bağlama pozisyonunun değiştirilmesi öneriliyor.
- Bağlananın acil bir durumda iplerinin çözülebiliyor olmalı.
- Solunum yollarının basılanmasından kaçınılmalıdır.Ağız tıkacı vb. dikkatli kullnılmalı, kişinin burnunun tıkanabileceği ya da kusabileceği unutulmamalı.
- Ayık bir şeklilde yapılmalı.
- Aç bir şekilde bondage yapmak baygınlığa sebep olabilir.
- Acil durumlar için kesici bulundurulabilir (ip için ; ) )

En basit güvenlik ölçümlerinden biri karşınızdakine nasıl olduğunu arada sormak. Ayrıca vücudun belli kısımlarını da dokunarak ölçebilirsiniz. El ve ayakları hissizlik var mı diye ölçebilirsiniz. Ayrıca kan dolaşımı azaldığında vücut soğuyadabilir (ancak mesela benim ellerim genelde soğuktur- bunun anlamı partnerinizi bağlamadan tartmanız lazım). Ve derinin rengi de tehlikeli durumlarda değişebilir, oksijen alamayan deri mavileşir, ponpalanmış kan geliyorsa ancak bir damar engellendiği için kan geri gidemiyorsa cilt morlaşır. Ancak yine sahip olduğunuz deri rengi önemli, bu göstergeleri fark edemeyebilirsiniz.


Unutmayın bazı fotoğraflardaki bondage lar tehlikelidir ve uzmanlık gerektirir. Mesela o pozisyonda maksimium 3-4 dakika kalınmalıdır. Ve kendini bağlamak oldukça tehlikelidir deniyor, bunun için eğitim almak en iyisi...

Benim ekim: karşınızdaki insanı tartarak gitmekte fayda var, bütün diğer şeylerde olduğu gibi. Ve inanılmaz zevkli. Herkese tavsiye ederim.İyi eğlenceler ; )




18 Kasım 2011 Cuma

Fantezilerle Barışmak


Cinselliğimi fark etmemle birlikte sapkınlığım da başlamış oldu. Oyuncak bebeklerin amı ya da siki yoktu, benim ise oramda bir şey vardı. Kimse anlatmıyordu ama sıvılar çıkıyordu, ilginç kokuyor ve garip duygular uyandırıyordu. Dokunulmaması gerektiğini nasıl öğrendiğimi bilmiyordum ama gizlice dokunuyordum, ihlal ediyordum. Sadece ihlal etmekten bile zevk alıyordum. Demek ki sapıktım. Sapık kelimesini nasıl öğrendiğimi de bilmiyordum ama kendi kendime "acaba ben sapık mıyım?" diye düşünüyordum. Farklı şeyler denemeye başladım. Çok sıcak su, çok soğuk su, acıtmak ya da okşamak. "Evet ben sapığım ama yine de kimseye bir zararım yok" diye düşündüm sonra.

17 Kasım 2011 Perşembe

Kısa Film: Butterfly Caught


Cinekink Erotik Film Festivali "En İyi Deneysel Kısa Film" ödülünü kazanan bir kısa film: